Uzak bir ovada, bulutların pamuk gibi yumuşacık olduğu bir yerde, «Pamuk» adında beyaz bir tavşan yaşardı. Pamuk’un kar gibi beyaz tüyleri, uzun kulakları ve pembe bir yüzü vardı. O her zaman nazikti ve dudaklarında tatlı bir gülümseme taşırdı.
Bugün çok özel bir gündü. Pamuk, en iyi arkadaşı «Neşe» için çok güzel bir hediye yapmak istiyordu. Kendi kendine şöyle dedi: «Neşe’nin her gördüğünde hep mutlu olacağı bir şey yapmak istiyorum.»
Pamuk yola çıktı ve sihirli çiçekler bahçesine gitti. Dikkatle en güzel pembe ve mor çiçekleri seçti. Çiçekler çok güzel kokuyordu; tıpkı çilek ve bal kokusu gibi.
Sonra Pamuk gümüş renkli nehrin kenarına gitti. Yabani nanelerin arasında sıkışıp kalmış, uzun ve parlak bir kurdele buldu. Pamuk sevinçle şöyle dedi: «Bu kurdele, hediyemi bağlamak için harika!»
Pamuk büyük bir meşe ağacının altına oturdu. Çiçekleri birbirine örmeye başladı. Küçük elleriyle her çiçeği dikkatle diğerinin yanına yerleştiriyordu. Güzel bir çiçek tacı yapmak istiyordu.
Pamuk parlak, yeşil bir yaprak da buldu ve onu çiçek tacının bir köşesine koydu. Kendi kendine mırıldanarak şarkı söylüyor, bu el yapımı hediyeyi hazırlamaktan çok keyif alıyordu. Bütün sevgisini bu işe koymuştu.
Nihayet hediye hazır oldu! Bahar gibi kokan, parlak kurdeleyle süslenmiş çok güzel bir çiçek tacı. Pamuk hediyesine gururla baktı ve şöyle dedi: «Eminim Neşe bu tacı çok sevecek.»
Pamuk çiçek tacını dikkatlice aldı ve Neşe’nin evine doğru yola koyuldu. Küçük taşların üzerinden zıpladı ve uzun çimenlerin arasından geçti. Küçük kalbi heyecandan pıt pıt atıyordu.
Pamuk vardığında, küçük mavi kuş Neşe bir ağacın dalında oturuyordu. Pamuk yüksek sesle şöyle dedi: «Merhaba Neşe! Bak, senin için ne yaptım!» Ve çiçek tacını ona gösterdi.
Neşe tacı başına taktı ve şarkı söylemeye başladı. Şöyle dedi: «Bu şimdiye kadar aldığım en güzel hediye, çünkü onu kendi ellerinle benim için yapmışsın.» Pamuk ve Neşe güneş batana kadar birlikte oynayıp güldüler.